Kanserle Savaşan Mikrobaloncuk Robotlar

Bilim insanları, tümörleri otonom olarak bulup ilaç ulaştıran, ultrasonla patlatılabilen mikroskobik baloncuk robotlar geliştirdi.

Kanserle Savaşan Mikrobaloncuk Robotlar

Caltech ve USC araştırmacıları, karmaşık robot tasarımlarını geride bırakarak ilaçları doğrudan tümöre taşıyan otonom baloncuk robotlar geliştirdi.

Modern tıbbın en büyük hedeflerinden biri olan "nokta atışı" ilaç iletiminde devrim niteliğinde bir adım atıldı. Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü (Caltech) ve Güney Kaliforniya Üniversitesi (USC) bilim insanları, 3D baskı ve pahalı üretim süreçlerini bir kenara iterek, tamamen protein kabuklu mikroskobik baloncuklardan oluşan robotlar ürettiler. Bu küçük "baloncuk robotlar", karmaşık bir navigasyon sistemine ihtiyaç duymadan vücut içerisinde otonom olarak hareket ederek tümörleri tespit edebiliyor.

Geliştirilen bu yeni platform, tümör çevresindeki kimyasal sinyalleri veya hidrojen peroksit gradyanlarını takip ederek hedefe ulaşan bir mekanizmaya sahip. Robotlar hedefe vardığında ise devreye dışarıdan uygulanan odaklanmış ultrason dalgaları giriyor. Ultrason dalgalarıyla titreşen ve ardından patlatılan bu baloncuklar, üzerlerindeki ilaç yükünü sadece tümör bölgesinde serbest bırakıyor. Bu patlama etkisi, ilacın tümör dokusunun daha derinlerine nüfuz etmesini sağlayarak tedavinin etkisini katlıyor.

Fareler üzerinde gerçekleştirilen deneylerde, mesane kanseri tümörlerine uygulanan bu yöntem çarpıcı sonuçlar verdi. Sadece ilaç verilen gruba kıyasla, baloncuk robotlarla tedavi edilen farelerde tümör ağırlığında yüzde 60'lık bir azalma gözlemlendi. Çalışmanın başındaki isim olan Prof. Dr. Wei Gao, bu platformun biyolojik uyumluluk, kontrol edilebilir hareket ve gerçek zamanlı görüntüleme desteğini tek bir basit yapıda birleştirdiğini vurguluyor.

Bu teknoloji, sadece kanser tedavisinde değil, hassas cerrahi müdahalelerde ve vücudun ulaşılması zor bölgelerine ilaç iletiminde de yeni bir çağın kapısını aralıyor. Protein tabanlı yapıları sayesinde vücutta herhangi bir toksik kalıntı bırakmadan doğal yollarla çözünen bu mikrobaloncuklar, geleneksel kemoterapinin yan etkilerini minimize etme potansiyeli taşıyor.

Kaynak:www.caltech.edu