Eon Systems, bir meyve sineğinin beynini nöron nöron ve sinaps sinaps tarayarak dijital ortama aktardı; bu dijital beyni fizik kurallarıyla çalışan sanal bir bedene bağladı. Sanal sinek, yürüme ve beslenme gibi doğal davranışları hiçbir ek eğitime gerek duymadan sergiledi.
Sinirbilim tarihinde bir ilk yaşandı. San Francisco merkezli nöroteknoloji girişimi Eon Systems, bir meyve sineğinin (Drosophila melanogaster) beynini 125.000 nöron ve 50 milyon sinaptik bağlantıyla eksiksiz biçimde dijital ortama kopyaladı ve bu dijital beyni fizik kurallarının işlediği sanal bir bedene yerleştirdi.
Projeyi daha önceki çalışmalardan ayıran en kritik nokta, yalnızca bir beyin modeli oluşturmakla yetinilmemesiydi. Araştırmacılar, dijital beyni NeuroMechFly v2 simülasyon çerçevesi ve MuJoCo fizik motoruyla birleştirerek tam bir algı-hareket döngüsü kurdu: sanal ortamdan gelen duyusal veriler dijital beyne iletiliyor, sinir ağı boyunca yayılıyor ve üretilen motor komutları sanal bedeni harekete geçiriyor. Sonuç şaşırtıcıydı; yürüme, temizlenme ve beslenme gibi doğal davranışlar sisteme sonradan öğretilmedi, beynin sinirsel bağlantı yapısında zaten var olan kalıplar simülasyon içinde kendiliğinden ortaya çıktı. Şirketin kurucusu Michael Andregg'e göre sistem, ilk denemede yüzde 91 davranışsal doğruluk oranına ulaştı.
Bu gelişme, "tam beyin emülasyonu" alanında niteliksel bir eşiğin aşıldığını gösteriyor. Daha önce yürütülen projelerde ya beyin modelleri bir bedene bağlanmıyor ya da simüle edilen bedenler pekiştirmeli öğrenme gibi yapay algoritmalarla kontrol ediliyordu; Eon Systems ise biyolojik bir beynin birebir dijital kopyasını doğrudan kullandı. Şirketin bir sonraki hedefi, sinekten yaklaşık 560 kat daha büyük olan fare beynini —70 milyon nöron— dijital ortama taşımak. Araştırmacılar, bu yolun Alzheimer ve epilepsi gibi nörolojik hastalıkların incelenmesinde ve uzun vadede insan beyninin emülasyonunda yeni ufuklar açacağını öngörüyor.