Roman Evrenin Karanlık Yüzünü Haritalayacak
NASA’nın Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu, evrenin karanlık maddesini ve karanlık enerjisini benzeri görülmemiş hassasiyetle inceleyecek.
NASA’nın bu sonbaharda fırlatılması planlanan Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu, evrenin “karanlık tarafını” ortaya çıkarmaya hazırlanıyor. Roman’ın en kapsamlı gözlem programı, yüz milyonlarca galaksiyi haritalayarak karanlık madde ve karanlık enerjinin doğasına ışık tutmayı hedefliyor.
Roman’ın “High-Latitude Wide-Area Survey” adı verilen ana araştırması, gökyüzünün yaklaşık yüzde 12’sini — 5.000 kare dereceden fazla alanı — yalnızca bir buçuk yıldan kısa sürede tarayacak. Bu, Hubble kalitesinde görüntülerin ilk kez bu kadar geniş bir alanda elde edilmesi anlamına geliyor. Elde edilecek 3 boyutlu derin harita, milyarlarca ışık yılı boyunca uzanan kozmik yapıyı detaylı biçimde ortaya koyacak.
Bilim insanları, Roman’ın görüntüleme ve tayfölçüm (spektroskopi) kabiliyetlerini birleştirerek karanlık maddenin kütle çekimsel etkilerini inceleyecek. Özellikle “zayıf kütleçekimsel merceklenme” adı verilen etki sayesinde, görünmeyen karanlık madde kümelerinin arka plandaki galaksileri nasıl bozduğunu analiz edecekler. Roman’ın bir milyardan fazla galaksiyi gözlemlemesi, evrendeki madde dağılımının şimdiye kadarki en hassas haritasını mümkün kılacak. Teleskop aynı zamanda yaklaşık 20 milyon galaksinin tayfını ölçerek evrenin genişleme tarihini çıkaracak.
Bu veriler, erken evrende oluşan ve bugün “baryon akustik salınımları” olarak gözlenen kozmik dalga izlerini takip etmeyi sağlayacak. Bu halkalar, evrenin genişleme hızını ölçmek için adeta bir “kozmik cetvel” görevi görüyor. NASA’ya göre Roman, karanlık enerjinin etkilerini mevcut ölçümlere kıyasla 10 kat daha hassas biçimde belirleyebilecek.
Eğer karanlık enerjinin zamanla değiştiğine dair ipuçları doğruysa, Roman bu gizemin çözümünde kritik rol oynayabilir. Roman yalnızca karanlık madde ve enerjiyle sınırlı kalmayacak. Dış Güneş Sistemi’ndeki küçük kayalık cisimlerden 13 milyar yıl öncesine uzanan galaksi birleşmelerine kadar geniş bir bilim yelpazesi sunacak. Evrenin bilinmeyen yüzünü aydınlatacak bu görev, modern kozmolojide yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.
Kaynak: NASA